Ana Sayfaya dönmek için yukaridaki menunun ikinci maddesini seçebilirsiniz

 

ULUSLARARASI TAHKİM                                           
Uluslararası tahkim ;1988 yılında Turgut Özal'ın Başbakanlığı sırasında onaylanan çok taraflı yatırım garantisi sözleşmesi (MIGA) ile devletler ve diğer devletlerin vatandaşları arasındaki yatırım uyuşmazlıklarının çözümlenmesi hakkında sözleşme ile ( ICSID) yaratılan uluslararası hukuka dayanır.

Bu iki sözleşme, şimdi ekonomik işbirliği ve kalkınma teşkilatı (OECD) bünyesinde 29 üye ülkeden biri olarak Türkiye ' nin de katılmasıyla hazırlıkları sürdürülen çok taraflı yatırım anlaşması (MAI) ile pekiştirilmek isteniyor.

MIGA ve ICSID, dünya bankasına üye 149 devleti kapsıyor. Turgut Özal' ın Başbakanlığındaki kabine, 27 Mayıs 1988 tarihinden geçerli bu sözleşmeleri 27 Mayıs 1988 tarihli 3453 ve 3460 sayılı kanunlar uyarınca 7 Ekim 1988 de onaylamıştır.

Türkiye bu kararname ile iki yükümlülük altındadır.

1- MIGA ile özelleştirmeler dahil, yabancı şirketlerin katılacağı bütün yatırımlara devlet garantisi verilmiştir.
2- ICSID ile yabancı yatırımlara ilişkin anlaşmazlıkların uluslar arası mahkeme tarafından çözümlenmesini kabul etmiştir.

Fakat bu anlaşmaların Anayasaya uygun olmaması ve Türkiye' de yapılacak enerji yatırımlarının yapılabilmesi için uluslararası tahkim gündeme gelmiştir.

Uluslararası tahkim kavramı kısaca yabancı sermayenin taraf olduğu sözleşmelerin uygulanmasından doğabilecek hukuki sorunların ulusal yargı tarafından değil, uluslararası tahkim kurumunca çözülmesini ifade eder.

Aslında Türkiye' nin uluslararası tahkim müessesesine katılıp katılmamak gibi bir sorunu yok bu güne kadar imzalanan ve TBMM tarafından onaylanarak kesinleşen sözleşmeler, antlaşmalar süre gelen uygulamalar konuyu bu yönüyle zaten tartışma dışı bırakmıştır. Sorun çok uluslu şirketle tarafından koşulan bir şartın yerine getirilip getirilmemesidir. Bu yüzden uluslararası tahkime ulusal egemenlik kavramı açısından tepkiler ve eleştiriler vardır.

Bugün kafalardaki en büyük soru, yabancı sermayenin hukuki bir sorun çıktığında daha avantajlı duruma geçebilecek olmasıdır. Düşünce, firmaların bir yolunu bulup uluslararası tahkim müessesesinde lehlerine karar çıkarabileceği dir.

Buna karşın uluslararası tahkime sıcak bakan kesim, tartışılan uluslararası tahkimin kapitülasyon değil, ekonomik küreselleşmenin önkoşullarından biri olduğunu ileri sürüyor. Küreselleşmede ülkelerin dış dünya ile bütünleşmelerinin ve bölgelerinde lider olabilmelerinin önemli bir şartı da uluslararası normlara uyumdur.

Türkiye' nin özellikle enerji alanında bölgesinde merkez olma potansiyeline sahip olduğunu düşünürsek uluslararası tahkim müessesesi Türkiye için iyice önem kazanır. Örneğin önümüzdeki on yıl içerisinde doğalgaz çevrim santralleri için 30 milyar dolar gerekmektedir.

Yani Türkiye' de yabancı yatırıma ihtiyaç vardır. Yabancı sermaye yatırımları içinde yap- işlet-devret modeli tercih edilmektedir. Çünkü Türkiye' nin her yıl enerji yatırımlarına aktaracağı 3 - 4 milyar dolar kaynağı yoktur. Yabancı yatırımcılar ise bu model çerçevesinde Türkiye' de sadece yatırım değil uzun süre işletmecilik yapacaklardır. Fakat yatırımcılar sorun yaşanması halinde uluslararası tahkim müessesesinin yetkili kılınmasını istemektedirler.

Uluslararası alt yapı projelerinin gerçekleşmesinde kilit durumuna gelen uluslararası tahkim Türk hukukuna 13 Ağustos 1999 da Anayasanın 47. Ve 125. Maddelerinde yapılan değişikliklerle girmiştir.

Anayasanın Devletleştirme başlığını taşıyan 47. Maddesi Devletleştirme ve özelleştirme şeklinde değiştirilmiş ve bu maddeye ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

" Devletin kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir. "

" Devlet kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir. "

Aynı kanunla yapılan bir başka değişiklikle Anayasamızın 125. Maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki hükümler eklenmiştir.

" Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilinir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilinir. "




Burak Babacan
Kocaeli üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İktisat Bölümü iö
990404052

KAYNAKÇA:

Ülsever Cüneyt, Hürriyet gazetesi 2.8.1999
Erten Taylan, Dünya gazetesi 9.2.1999
Toker Çiğdem, Hürriyet gazetesi, 16.6.1999
Soysal Mümtaz, Hürriyet gazetesi 9.2.1999, 4.7.1999
TBMM Tutanak dergisi, 21.dönem, 1. Yasama yılı 49. Birleşim
Resmi gazete 14.8.1999