MESLEKİ İNGİLİZCE

 Bu bülümde sizin yabancı iktisat kitaplarını okuyabilmeniz ve gerek İngilizce'den Türkçe'ye  gerekse Türkçe'den İngilizce'ye çeviri yapabilmeniz için gerekli bilgiler ve çeviri örnekleri bulunmaktadır.  

İngilizce-Türkçe Çeviriler

Türkçe-İngilizce Çeviriler

TerimlerSözlüğü(İngilizce -Türkçe & Türkçe- İngilizce)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İNGİLİZCE-TÜRKÇE ÇEVİRİ YAPABİLMENİZİ SAĞLAYACAK ÖRNEKLER:

1) The price elastıcity of demand measures the responsiveness of the quantity demanded of a good to a change in its price.

Çeviriyi yaparken ilk olarak cümlenin öznesini, yüklemini ve nesnesini belirlemelesiniz. Bu cümlede özne "the price elasticity of demand (Talebin fiyat elastikiyeti)" dir. O halde bu ingilizce cümlenin çevirisi Talebin fiyat elastikiyeti diye başlayacaktır. Şimdi fiili ve nesneyi belirlememiz gerekiyor. Cümlenin fiili "measure" (ölçmek) dir. "Talebin fiyat elastikiyeti ölçer" son olarak nesneyi belirlememiz gerekiyor yani talebin fiyat elastikiyeti neyi ölçer. Bu cümlede nesne "the responsiveness of the quantity demanded of a good  to a change in its price" (talep edilen mal miktarının onun fiyatındaki değişikliğe tepkisi) dir. Şimdi özne nesne ve yüklemi yan yana getirdiğimizde çevirimiz tamamlanmış olacaktır.

yani Talebin fiyat elastikiyeti   talep edilen mal mikatrının onun fiyatındaki değişikliğe tepkisini        ölçer.

                   özne                                                        nesne                                                                        fiil

responsiveness of .................. to.............: Birşeyin birşeye tepkisi.. Nesneyi tam olarak Türkçe'ye çevirirken   bu kalıbı kullandık Talep edilen mal miktarının onu fiyatındaki değişikliğe tepkisi.

2)We will use E(Q,P) function, which stands for the elasticity of the quantity demanded with the respect to price changes.

1. örnekte olduğu gibi ilk olarak özneyi belirleyeceğiz. Bu cümlede özne "We" (Biz) dir. İkinci işlemimiz fiili bulmaktı. fiilimiz "use" (kullanmak) dur. Yani cümlemizin çevirisi şu hale geldi " Biz kullanacağız" peki biz neyi kullanacağı.. cevabını aradığımız soru metnin nesnesidir yani "E(Q,P) function" (E(Q,P) fonksiyonu). Son olarak cümlemiz "Biz E(Q,P) fonksiyonunu kullanacağız" haline geldi. Yalnız çeviri yapılacak cümlenin daha bitmediğini "function" kelimesinden sonra "which" ile başlayan bir cümle bulunduğunu görmekteyiz. Türkçe'de bir kelimeyi anlatma veya nitelemek istediğimizde anlatım cümlesini ya da niteleme sıfatını o kelimenin önünde kullanırız. İngilizce de ise bu anlatım  which that who gibi kelimelerle sağlanmıştır. Yani yukarıdaki cümlemizde which ile başlayan cümle nesneyi betimlemeye yöneliktir.Basit bir örnek vermek gerekirse "yeşil arabası olan çocuk"  cümlesi ingilizceye "child who has a green car" şeklinde çevirilebilinir  Çocuğun yeşil bir arabaya sahipolduğu anlatılıyor ama bu anlatım  who that which gibi kelimelerle başlayan cümlelerle sağlanıyo. Sonuç olarak çevirisini yaptığımız cümlede "E(Q,P) function which stands for the elasticity  of the quantity damanded with  the respect  to  price chances"  Fiyat değişikliklerine bağlı olarak talep edilen miktarın elastikiyeti yerine geçen E(Q,P) fonksiyonu şeklinde Türkçe ye çevirilir. Çevirinin son hali aşağıdaki gibidir. 

Biz   fiyat değişikliklerine bağlı olarak talep edilen miktarın elastikiyeti yerine geçen E(Q,P) fonksiyonunu    kullanacağız.

Özne                                                             Nesne                                                                                           Yüklem

3)This function equals percent change in the quantity demanded divided by percent change in the price.

Bu fonksiyon talep edilen miktarın değişiminin yüzdesinin fayattaki değişim yüzdesine bölümüne eşittir.

4)If elasticity is less than unity, a fall in price lowers total revenue.

Eğer elastikiyet birden az ise, fiytattaki düşüş toplam hasılatı düşürür.

5)If elasticity greater than unity ,total revenue doesn't change as price change.

Eğer elastikiyet birimden büyükse,fiyat değişirken toplam gelir değişmez.

6)The main determained of the price elasticity of demand is the availibility of substitutes for the commidity.

Talebin fiyat elastikiyetinin asıl belirleyicisi malların ikamesinin mevcuduyetidir.

7)Demand is elastic if the price elasticity is more negatif than -1(for example -2)

Eğer fiyat elastikiyeti -1 den daha negatif ise(örneğin -2) talep elastiktir.

8)Price cuts then increase total spending on the good.

Fiyat kesintileri bu durumda mala yapılan toplam harcamayı artırır.

9)Demand is inelastic if the elasticity lies between mines 1 and zero.

Eğer talep elastikiyeti -1 ile 0 arasında ise, talep esneksizdir.

10)Price cuts then reduce total spending on the good.

Fiyat kesintileri mallar için yapılan harcamayı azaltır.

11)When demand is unit elastic, the demand elasticities (-1) and price changes have no effect on total spending on the good.

Talep birim elastikse; talep elastikiyeti (-1) dir ve fiyar değişimlerinin mallar üzerindeki toplam harcamalarında etkisi yoktur.

12)The demand elasticity depends on how long customers have to  make adjustment to a price changes.

Talep elastikiyeti müşterilerin kendilerini fiyat değişikliklerine göre ne kadar sürede ayarlama yapmak zorunda olduklarına bağlıdır.

13)In short run substutition possibilities maybe limitted.

İkamelerin olasılıkları sınırlı olabilir.

14)Demand elasticities will typically rise wity the length of time allowed for adjustment.

Talep esnekliği ayarlama için müsade edilen zaman aralığı ile birlikte yükselecektir.

15)The time required for complete adjustment will change from good to good.

Tam ayarlama için gereken zaman maldan maladeğişecektir.

16)The cross elasticity of demand measures the sensivity of quantitiy demanded one good to changes in the price of rerlated goods.

sensitivity of.....to.....bir şeyin bir şeye

Talebin çapraz fiyat elastikiyeti ;bir malın talep edilen miktarının, alakalı  malın fiyatındaki değişikliklere hassasiyetini ölçer.

17)Positive cross elasticity mean that goods are substitutes.

Positif çapraz elastikiyet malların ikame malllar olduğu anlamına gelir.

18)Negative cross elaticity mean that goods are complements.

Negatif çapraz elastikiyeti malların tamalayıocı mallar olması demektir.

19)The income elasticity of demand measures the sensivity of quantity demanded to change in income

Talebin gelir ekastikiyeti talep edilen miktarın gelirdeki değişime   hassasiyetini ölçer

20)Inferior goods have negative income elasticities of deman

Düşük mallar talebin negatif gelir elastikiyetine sahiptir.

21)Higher income reduce the quantity the demanded and the budget share of such goods.

Yüksek gelir talep miktarını ve bu gibi malların bütçe payını azaltır.

22)Luxary goods have income elasticities larger than one.

Lüx malların 1'den büyük gelir elastikiyeti vardır.

23)Higher incomes raises the quantity demanded and the budget share of such goods. 

Yüksek gelir talep edilen miktarı ve bu gibi malların bütçe payını yükseltir.

24)Goods that are not inferior are called normap goods and have positive income elasticity of demand.

Düşük olmayan mallar normal mallardır ve talebin positf gelir elastikiyetine sahiptirler.

25)Goods that are not luxuary are called necessity and have income elasticities less than one.

Küx olmayan mallar temel ihtiyaç olarak adlandırılır ve 1'den düşük gelir elastikiyetleri vardır.

26)All inferior goods are necessity but normal goods are necsesities only if they are not luxuaries.

Bütn düşük mallar temel mallarfır fakat normal mallar eğer lüx mallar   değilse ihtiyaç mallarıdır.

27)Doubleing all nominal variables should have no affect on demand since  it alters nighter the real value or purcheasing power of incomes and nor the related prices og good.

Nominal değişkenleri 2 katına çıkarmak talebi etkilememelidir.Çünkü nominal değişkenleri iki katına çıkarmak ne gerçek fiyatları veya gelirin satın alma gücünü ne de mallarla ilgili fiyatları değiştirir.

28) The theory of demand is based on the assumption that the consumer, given the budget constrait, seeks to reach the maximum possible level of utility.

Telep teorisi bütçe kısıtı verilmiş tüketicinin olabilecek max fayda seviyesine ulaşmaya çalışdığı varsayımına dayandırılır.

29) The budget line shows the max effortable quantity of one good for each given quantity of the other good.

Bütçe doğrusu bir malın max karşılanabilir miktarını her bir verilmiş başka malın miktarında gösterir.

30) The position of the budget line is determined by income and prices.

Bütçe doğrusunun pozisyonu gelir ve fiyatla belirlenir.

31) Its slope reflect only related prices.

Eğimi ancak nisbi fiyatları gösterir.

32) Because the consumer prefers more to less, he or she will always select appoint on the budget line.

Tüketici her zaman çoğu aza tercih edeceğinden bütçe doğrusu üzerinde bir nokta seçeçektir.

33) Along the budget line, more of one good can be obtained only by sacrificing some of the other good.

Bütçe doğrusu boyunca bir malın fazlasını elde etmek yalnızca başka mallardan fedakarlık ederek olabilir.

34)Tthe consumer has a peoblem of choice.

Tüketicinin bie tercih problemi vardır.

35) Consumer tastes can be represent by a map of non intersect indifrence curve.

Tüketici zevkleri kesişmeyen farksızlık eğrileri haritası ile temsil edilebilinir.

36) Along each indifrence curve, utility  is constant.

Her bir farksızlık eğrisi boyunca fayda sabittir.

37) An indifrence curve shows all the consumption bundles  which yield the same utility.

Farksızlık eğrileri aynı faydayı sağlayan bütün tüketim sepetini gösterir.  

38) Higher indifrence curves are prefered to lower ones.

Yüksek farksızlık eğrileri düşük olanlara tercih edilir.

39) Since the consumer prefers more to less, indifrence curves must slope down words.

Tüketicilerin çoğu aza tercih ettiklerinden farksızlık eğrileri aşağı doğru eğimli olamak zorundadırlar.

40) To preserve a given level of utility, increases in the quantity of one good must be offset by reduction in the quantity of the other good.

Verilmiş fatyda seviyesini korumak için 1 malın miktarındaki artışlar  başka bir malın miktarındaki azalışlarla dengelenmelidir.

41) İndifrence curves reflect the princible of diminishing marjinal rate of substition,

Farksızlık eğrileri azalan marjinal  ikame oranı prensibini gösterir.

42) Their slope becomes flatter as we move  along them to the right.

Onların eğimleri üzerinde sağa doğru kareket ettiğimizde düzleşir.

43) To preserve utility, consumers will sacrifice ever smaller amount of one good to obtain successive unit increases in the amount of teh other good.

Faydayı korumak için tüketiciler, başka bir  malın miktarında ardıl birim artışını elde etmek için başka bir malın daha da küçük miktarından fedakarlık edecektir.

44) Such a price change has an income and a substitution effect.

Böyle bir fiyat değişikliği bir gelir ve ikame etkisine sahiptir.

45) The income effect of a price increase is to reduce the quantity demanded for all normal goods.

Bir fiyat artışının gelir etkisi bütün normal malların talep edilen miktarını azalmasıdır.

46) The substitution effect induced by relative price movements leads consumer tu substitute for the good whose relative price has increased.

Nisbi fiyat hareketleri tarafından teşvik edilen ikame etkisi, tüketicileri nisbi fiyatı artan malları ikame etmeye yönlendirir.

47) In a two good world, the goods are necessarily substitutes.

İki mallı dünyada mallar mecburen ikame olurlar.

48) The substitution effect is unambiguous.

İkame etkisi belirsiz değildir.

49) For many goods the pure substitution effect of a price increase will also reduce the demand for goods  that are complementary to the good whose price has risen.

Çoğu mal için bir fiyat yükselmesinin marjinal ikame etkisi fiyatı yükselen mala tamamlayıcı olan malların talebini de düşürecektir.

50) A rice in the price of a good must lower it's quantity demanded if that good is  a normal good.

Bir malın fiyatındaki artış eğer o mal normal  mal ise talep edilen miktarını düşürmelidir.

51) For inferior goods the income effect operates in the opposite direction

Düşük mallar için gelir etkisi ters yönde faaliyet gösterir.

52)  Saying bundle A gave higher utility then bundle B just means  that the  consumer prefered A to B

A sepeti B sepetinden daha yüksek ir fayda sağlıyor demek tam olarak tüketicinin   A' yı B'ye tercih ettiği anlamına gelir.

53) In the 19 century some economists believed that  utility levels  could actually be measured as if each consumer had a utility meter

19 yy da bazı ekonomistler sanki het tüketici bir fayda metresine sahipmiş gibi fayda seviyelerini gerçekten ölçülebileceğine inanırdı.

54) The marjinal  utility of a good is the increase in total utility obtained by consuming one more unit of  that  good for given consumption  of other good.

Başka malların veri tüketimi için bir malın marjinal faydası bu maldan 1 birim daha  tüketmekle elde edilen  toplam faydadaki artıştır.

55) This chapter develops the distinction  between short run, a period in which the firm can not fully adjust all its  inputs to changed conditions  and long run,  a period  over which the firm can fully  adjust all  its inputs   to a change  in conditions cost curves and output decisions.

Bu bölüm firmanın girdilerdeki değişen koşulara tam olarak ayarlama yapamadığı bir periyot olan kısa dönem  ve bir firmanın  tüm girdilerini koşullardaki   bir değişikliğe göre tam olarak   ayarlayabildiği uzun dönem maliyet eğrileri ve çıktı kararları  arasındaki ayrımı gelişirir.

56) The length of calendar time corresponding  to the long run vary from   industry to industry

Uzun döneme denk gelen  takvim zamanının  uzunluğu  endüstriden endüstritye değişir.

57) The production function  specify the maximum amount of output  that can be produced  using any given quantities of inputs.

Üretim fonksiyonu girdilerin  verilmiş miktarını kullanarak üretilebilinecek maksimum çıktı miktarını belirler.

58) The inputs include machines, row materials, labor plant, and any other factors of production used in the  process

Girdiler makinalar, hammadde, emek,  fabrika ve süreçte kullanılan herhangi diğer üretim faktörlerini içerir.

59) The total cost curve is derive from  the production  function which summarisez the tecnical possibilities open to the  firm  for given wages   and rental rates of factors of production.

Toplam maliyet eğrisi, verilen üretim faktörlerinin kira oranı  ve ücret için firmaya açık teknik olanaklarını özetleyen  üretim fonksiyonlarından elde edilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRKÇE-İNGİLİZCE ÇEVİRİ YAPMANIZI SAĞLAYACAK ÖRNEKLER:

1) Adi malın gelir elastikiyeti negatiftir.

Income elasticity of inferior good is negative

2) İktisatçı olmak ekonomiyi bilmek anlamına gelmez.

To be an economist doesnt mean to know economy.

3) Gresham kanununa göre kötü para iy parayı ekonomiden kovar.

Acording to the law of Gresham debased money drives undebased money out of the economy.

4) Enflasyon ücretlilerin gelirini azaltır.

Inflation reduces the income of wage earners.

5) Enflasyon fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi ifade eder.

Inflation means an increase in the general level of prices.

6) Ücretlilerin gelirini azaltan  enlasyon fiyatlar genel düzeyindeki yükselmeyi ifade eder.

Inflation  which reduces the income of wage earners means an increase in the general level of price.

7) Denge fiyattta talep ve arz doğruları kesişir.

Demand and supply lines intersect at teh equilibrium prices.

8) Talebin arza eşit olduğu denge fiyatta talep ve arz doğruları kesişir.

Demand and supply lines intersect  at the equilibrium price where demand is equal supply.

9) Yüksek ekonomik büyüme oranı gelişmekte olan ülkelerdeki  en önemli hedeflerden birini oluşturur.

High rate of economic growth constitus one of the most important targets of  the developing countries.

10) Türk ekonomisinin büyüme oranının 2001 yılı  içersinde %8 olması beklenmektedir.

The growth rate of Turkish economy is expected to be 8 percent in the year of 2001

11) Philips eğrisi işsizlik ve enflasyon arasındaki negatif bir ilişkiyi kanıtlamasına rağmen bu ilişki arasında pozitif nir ilişki de görülebilinir.

Altough philips curve proves a negative relation between unemployment and inflation, a positive relation might be seen between

them.

veya

Altough philips curve proves a negative relation between unemployment and inflation, it might be seen also a positive ralation ship between them.

12) Diyebiliriski firma fiyatın belirlediği başa baş noktasında bütün maliyetlerini karşılayabilir.

We can sat that the firm can cover(effort) all costs at the break even point which determined by price.

13) Denge fiyatında sağlıklı bir değişiklik yapmak için tüm nominal değişkenlerin eşit olarak artırılması gerekir.

All nominal variables must be increased equally to make  a healty change in the equilibrium price.

14) Uyarılmış yatırımların sonucu oluşan hızlandıran prensibi yatırım oranını milli gelirin değişim oranıyla ilişkilendirir.

Accelerated prensip resulting from indused investment relates investment rate to rate of change in national income.

15) Faiz oranları düşürüldüğünde tasarrufun yatırımcıya maliyeti azalacak ve yatırımcı yatırım yapmaya teşvik edilecektir.

when interest rate are reduced, cost of saving to invester will decrease and invester will be induced to make a investment.

16) Günümüz ekonomilerinin bu denli güçlenmesi esas olarak sürekli artan iş bölümü ve uzmanlaşmadan kaynaklanmaktadır.

Strengthening of modern economies so much mainly stem from ever increasing divison of labor and specializiton.

Economy= ekonomi  economics= bilim olarak ekonomi

17) Ekonominin makro değerlerinin reel olarak yükseltilmesiiktisat politikacılarının en önemli hedefidir.

Incresing im macro value of economy in real terms is the most important target of economics policy makers.

18) Az gelişmiş ülkelerde hiper enflasyon  ve yüksek   oranda işsizlik birlikteliği kronik yapısal bozukluklara yol açmaktadır.

In the less development countries coexistence of hyper inflation and high rate of unemployment leads to cronic structural distortions.

19) İktisatta en önemli konulardan biri olan işsizlik az gelişmiş ülkelerde çok ciddi yapısal bozukluklar yaratır.

Unemployment that is one of the most important subject in the economics creates very serious structural distortion in teh less development countries.

20) Sosyalizmi eleştirenler bunu her şeyin merkezi olarak planlandığı bir sistem olduğunu ve bu yüzden çok verimsiz olduğunu iddia ederler.

People who critisize socializm suggest that it is a system which everything is centrally planned and therefore it is very unproductivity.

21) Ekonomik dengeleri oluturmak için milyonlarca matematiksel eşitlik gerek ve bu eşitliklerin kısa bir zaman içersinde çözmek hemen hemen imkansızdır.

Millions of mathematical equation are required to set economic equilibriums and it is almost impossible to solve these equations in a short time.

22)Tüketiciler istedikleri herşeyi elde edemeyecek, fiyatlar piyasa denge   noktasında belirlenmeyecek ve şirketler en düşük maliyetle üretmeyeceklerdir.

Consumer will not be able to get (obtain) what they want. the prices will not bi determine at the point of market equilibrium and firms will not be produce at lovest (min) costs.

23) Müteşebbis ve rakabet yoksa araştırmaya, yeniliğe gve büyümeye ilgi olmayacaktır.

İf there are no enterprener and competition , there wont be interest in research, growth, and innovation.

24) Kapitalizmi eleştiren iktisatçılar bu sistemde kapitalistlerin işçileri sömürdüğünü söylerler.

Economists who critisize capitalizm say that in this system capitalists exploit workers.

25) Üretimi tamamı doğrudan yada dolaylı olarak işçiler tarfından yapılmasına rağmen onlara çok düşük bir ücret ödenmektedir.

Although all of the production is made directly or indirectly by the workers, they are paid wery low wage.

although because arkasındajn cümle gelir  in spite of bbecause arkasınf-dan kavram gelir.

26) İşçilerin ücreti fakirlik çizgisinin çok altında olduğu için bu adaletsiz bir sistemdir.

This a system taht is unfair because wage of employee is so below the powerty line.

27) Devlet tüm propaganda araçlarını ve meslekleri kontrol edeceği için iktidardaki parti sonsuza kadar iktidarda kalacak ve yavaş yavaş bir diktatörlük olacaktır.

The party in power  will stay in the power forewer  and it will become dictator gradually since it control all of the propoganda tool (equipment) and jobs.

28) Kapitalist karşıtı  olan gösterilere gelince, capitalistlerin işçileri sömürdüklerini söyleyeiliriz.

We can say that capitalists exploit workers (employee) as for arguments against capitalizm (in favor=lehine)

29) Eğer tüm karların esas kaynağı işçilerin emeği ise capitalizm adil olmayan bir sistemdir.

If main source of all the profit is labor of workers, capitalism is an unfair system.

30) Piyasada arz ve talebin belirlediği fiyatlar sadece maliyetleri yansıtır. Sosyal maliyetleri değil.

Prices which demand and supply determine in the market reflect only privite costs not social costs.

31) Kapitalistler yeterli ekonomik güce sahip olabilecekleri için siyasi yapıyı kontrıol edebilirler, medyayı politikacıları ve siyasi partileri etkileyebilirler.

Capitalist can control political structure and affect media, politic party,politics since capitalist will be able to  have (sufficient) enough economic power

affect fiil effect isim .

32) Bir gün  dünya nüfusunun büyük kısmı zengin batı ülkelerinin insanlarının hayal gücünün ötesinde bir fakirlik içersinde yaşamaktadırlar.

Today most part of population of the world live in such powerty beyond the imagination of people of rich western countries.

33) 1990 yılında düşük gelirli ülkelşerdeki 3 milyar insan kişi başına 300 dolar civarında ortalama yıllık gelir kazanıyordu.

In 1990 three billions people in low income countries were earning  average annual income  which is about 300$ for per capita.

In 1990 three billions people in low income countries were earning about 300$ average annual income per capita.

34) Dünyanın geri kalan kısmı olan 2.4 milyar insan kişi başına yaklaşık 7500$ ortalama  yıllık  gelire sahipti.

2.4 billion people that are the rest of world had nearly average 7500$ annual income per capita.

gümrük tarifesi = tariff yurt içi üretim domestiv production

35) Lorenz eğrisi gini katsayısı bir ülkedeki gelir dağılımı adeletini ölçmek için temel kriterler olarak kabul edilirler.

Lorenz curve, gini quefficient are excepted as a main(basic) criters to measure justice of income distrubition in a country.

36) Aslında adil gelir dağılımı herkeze gaysi safi milli hasıladan (GSHM)   aynı payı vermek anlamına gelmemelşidir.

Actually ( infact) fair income distrubition shouldn't mean giving same share to everyone from (GNP) gross national product.

37) Kişilerin gelirleri onların aldıkları eğitime, sahip oldukları servete, kabiliyetlerine,  aldıkları risklere ve şanslarına göre değişebilir.

Income of people may change by their education which they have, welth which they have, abibility (talent), risks which they take and opportunities (luckies)

38) Kamu maliyesi teorisi, büyük bunalımın aşılması için öncülük yapan ve devlet harcamalarının artırılmasını   öneren keynezden sonra gelmiştir.

The theory of public finens has developed after keynez who led to go beyond great depresion and suggested increase in government expentiture. (suggested government expentiture to be in increase)

39) Bildiğimiz kadarıyla GSMH tüketim devlet ve yatırım harcamaları şeklindeki 3 kalemden oluşmaktadır.

As we know GNP is composed (is made up of) three items as gowernment, consupmtion, saving expentitures.

40)Devlet harcamaları kavramı klasikler bakımından rededilmesine rağmen keynezgil görüş bu kavram üzerinde özellikle durmaktadır.

Altough concept of gevernmet expentitures are neclected by the classics, keynezsian opinion stress espacially on this concept.

41) Yatırım çarpanı denk bütçe çarpanından daha büyük ve daha etkili (etkin) olduğu için iktisat politikacıları yatırımı bütçe dengesine tercih ederler.

Economics policy makers prefer saving to budget equilibrium since investment multiplier is larger and effective than balanced budget multiplier.

42) Yatırım artışının GSMH a yansıması yatırım çarpanının hesaplanmasında kullanılan marjinal tüketim eğiliminin büyüklüğüne bağlıdır.

Reflection of investmen increasing to GNP depend on magnitude of  marjinal propensity to consume which is used calculation of investment multiplier.

43) Otonom yatırımlar çarpan prensibine, uyarılmış yatırımlar hızlandıran prensibine yol açarlar, bu ikisinin birlikte varlığı ekonomik konjüktürlere neden olur.

Autonomous investments lead (causes) prinsible of multiplier, induced investments lead princible of accelarater, coexistence of these two causes economic cycle     circle= dalgalanma

44) Enflasyonla mücadele etmenin başlıca 3 yolu oloduğu söylenebilir, ilk olarak hükümet enflasyonu kontrol altında tutmak amacı  ile düzenlenmiş katı politikaları benimseyebilir.

It can be said that there are there are mainlt three ways to deal with inflation, firstly the government can adopt tough policies which is designed for controlling inflation.

45) Hükümeti enflasyonu örneğin %100 den %50 ye çekmek istediğini varsayalım. eğer yasa yolu ile ya da baskı yolu ile herkezi %50 lik ücret artışına ikna edebilirse fiat enflasyonu hızla %50 ye düşecektir.

Let's assume that  government wants to decrease rate of inflation for example from %100 to %50 , if government can persuade everybody for %50 percent of wage increase by means of laws or preasure, price inflation will decrease rapidly to %50444

46)  Eğer bu geçiş yeterli oranda hızlı gerçekleşirse, reel ücretlerin kaybı çok önemli olamyabilir.

İf this transaition happen sufficiently fast, the lost of real wages may not be so considerable.

47) Bunun yanı sıra eğer merkez bankası nakit rezerv oranını yükseltirse bankalar mevduat yaratarak para arzını artıramayacaktır.

If central bank increases cash reserv ratio, banks will not be able to increase money supply by creating deposit.

48)  Bu politika önceki politikaların tamamlayıcısı olacaktır.

This policy will be complementery to the previous one (policy)

ex policy eskimiş kullanımdan kalkmılş     former önceki iki şeyden bahsedlirken

49) 1945 de 2. dünya savaşından hemen sonra 30 ülke tarafından kurulan ulşuslararası para fonunun üye sayısı bugün 181 e ulaşmıştır.

Today member of  IMF (International Monetary Found)  that was seted (established) by the 30 countries jusat after 2 world war in 1945 has amounted to 181.

50)  Kuruşuş amacı uluslararsı ticareti geliştirmek ve ödemeler dengesi açığına sahip gelişmemiş ülkelere yardım etmektir.

It's aim (goal) of establishing is developing international trade, help to undevelopment countries which have deficit in balance of payment.

51) Bir ülke IMF yardımından yararlanmak isretse onunla destek anlaşması imzalamak zorundadır.

If a country want to benefit (utilize) from aid of International Monetary Found , it has to sign stand by agreement with it.

52)  IMF nin kendi üyeleri için yarattığı en önemli değer özel çekim hakları denilen bir paraır.

Most important value which IMF has created for its own members is money called Special Drawing Rights (SDR)

53) IMF den bir borç talebi genel oylama ile karara bağlanır.

A credit demand from IMF is decided with general voting.

54) 1947 den beri bu fonun bir üyesi olan türkiye sürekli ekonomik krizler dolayısı ile IMF ile 18 kere destek anlaşması imzalamıştır.

Turkey who is the member of This found since 1974 has signed stand by agreement for 18 times with IMF because the countinious economic crises.

55) Sosyo ekonomik dengesizlikleri gidermek çok büyük  miktarda para ve faaliyet gerektirdiği için yukarıda belirtilen IMF nin yanı sıra dünya bankası da kuruldu.

Also world bank was established in addition (beside) IMF that was above mention because compesating social economic inequlibriums requires (need) very large amount money nd application.

56) Gene 1945 te kurulan dünya bankasının esas amaçları 3. dünya ülkelerine teknik ve mali yardım yapmaktır.

Main aim of world bank which was established 1945 as well to provide financial and tecnical assistance to third world nations.