www.dersnotları.net
İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER DERSLERİ NOTLARI
MAKRO EKONOMİ
İKTİSAT,işletme,LİSANS, MBA VE AÇIKÖĞRETİM İÇİN
MAKRO EKONOMİ
www.dersnotlari.net.
burakbabacan@dersnotlari.net
BÖLÜM 1 : Temel Kavramlar
1. TEMEL KAVRAMLAR
|
m |
akro ekonomi büyük miktardaki
değişkenlerle ilgilenir. Bu değişkenlerden en önemlisi milli hasıladır. Milli
hasıla değişik türleri vardır.
1.1
GSMH ( Gayri Safi Milli Hasıla, Gross National Product)
Belli bir dönemde bir ekonomide üretilen nihai
mal ve hizmetlerin toplam parasal (piyasa)değeridir. Bu tanımda dikkat edilmesi gereken nokta
nihai mal kavramıdır. Örneğin bir arabaya takılmak üzere üretilmiş olan bir lastik
nihai mal olmadığı için (ara malı konumunda) GSMH hesaplamalarına dahil
edilmez. Ancak bu lastik tüketicilere
satılmak için üretilmişse nihai maldır ve bu nedenle GSMH hesaplamalarına dahil
edilir.
1.2
GSYİH ( Gayri Safi yut İçi Hasıla, Gross
Domestic Product)
Belli
bir dönemde o ülkede (ister yerli ister yabancı ) yerleşik kişilerce üretilen
nihai mal ve hizmetlerin parasal değeridir. GSYİH nın
önemli özelliği ister yerli ister yabancı olsun tüm girdilerce ülke sınırları
içersinde yapılan üretimin parasal değeridir.
1.3 GSYİH – GSMH İlİŞKİSİ
Gayri
safi yurt içi hasılaya ülke dışındaki üretim faktörlerinin gelirleri eklendiğinde ve ülke içindeki yabancı
faktörlerin gelirleri çıkartıldığında
GSMH elde edilir.
GSYİH+Dış
Alem Gelirleri- Dış Alem Giderleri= GSMH
Dış
Alem Gelirleri(Ülke Dışındaki Yerli Üretim Faktörlerinin - Dış Alem Giderleri(
Ülke İçindeki Yabancı Üretim Faktörlerinin Gelirleri) =Dış Alem Net Faktör Geliri
O
halde
GSYİH+
Dış Alem Net Faktör Geliri = GSMH
|
Tuhaf Örnek :
Tabloya
göre A kişisi X ülkesinin vatandaşlı olduğu halde Y ülkesinde çalışmakta ve
yıllık 100 YTL gelir elde etmektedir. X
Ülkesinin GSYİH= 500 (C kişisinin geliri)+400(D kişisinin
geliri) =900 Dikkat
edilirse X ülkesinin GSYİH hasılasını hesaplarken uyruğu ne olursa olsun bu
ülkede kullanılan tüm emek girdisi hesaplamaya dahil edildi. 900+100(
Y ülkesinde yaşan Anın geliri) +150(Y ülkesinde yaşayan n Anın geliri) –
400(yabancı D emek girdisinin x ülkesinde elde ettiği gelir)= GSMH= 750 Bu
eşitliklerde muhtemelen anlaşılmayan bir şey yoktur . Önemli olan bu
eşitliklerin yorumlanabilmesidir. Örneğin GSYİH nın
GSMH dan büyük olması mümkünmüdür. Bu sorunun cevabı bizim yukarıdaki
örneğimizde olduğu gibi evettir. Eğer dış alem giderleri dış alem
gelirlerinden büyükse bir başka deyişle ülke içinde yerleşik yabancılar ülke
dışında yerleşik yerlilerden daha
fazla gelir elde ediyorsa dış alem net faktör geliri negatif değer alır
yani GSYİH GSMH dan küçük bir değer
alır. |

Ekonominin
döngüsel akımı ekonomide reel gelir büyümesinin tamamen reel üretim büyümesine
bağlı olduğunu göstermektedir.Buna göre ekonomide üretim faktörlerinde( emek
,sermaye,toprak) bir artış olduğunda
teşebbüsler bu faktörler karşılında faktör sahiplerine ödemelerde bulunurlar (
Ücret Faiz Rant). Teşebbüsler üretim faktörlerini kullanalar mal ve hizmet
yaratırlar( üretirler) ve bu mal ve
hizmetleri hane halkına satarlar. Hane haklıda üretim faktörlerini arz etmesi
sonucu elde ettiği geliri , teşebbüslerin yarattığı mal ve hizmetin satın alımı
için kullanır.
Milli hasıla ölçümleri Dikkat Edilecek Noktalar
1.4 Milli Hasıla Ölçme Yöntemleri
1.4.1 Üretim Yöntemi
Firma
veya sektörün katma değeri dikkate alınır .
Katma
Değer = Satış Tutarı – Alım Tutarı
Katma
değerin anlamı firma malı kendisi üretirken ekonomiye ne katıyor. İşte bu katkı
katma değer kavramıyla ifade edilir.
|
|
Girdi Türü |
Girdi Maliyeti |
Çıktı Türü |
Çıktı Değeri |
Katma Değer |
|
Çiftlik |
Toğum |
10 |
Buğday |
11 |
1 |
|
Değirmen |
Buğday |
11 |
Un |
15 |
4 |
|
Fırın |
Un
|
15 |
Ekmek |
20 |
5 |
|
Bakkal |
Ekmek
|
20 |
Ekmek
Satışı |
21 |
1 |
|
Toplam |
|
56 |
|
67 |
11 |
Sadece
yukarıdaki hareketlerin gerçekleştiği bir ekonomide o dönemdeki milli gelir 11
YTL dir. Dikkat edilecek nokta katma değer sütunu
toplamının ve aynı zamanda çıktı
değeri-girdi maliyeti 67-56= 11 olduğudur.
1.4.2 Gelirler Yöntemi
|
Üretim
Faktörü |
Getirisi |
|
Emek
|
Ücret |
|
Sermaye |
Faiz |
|
Toprak |
Rant |
1.4.3 Harcamalar Yoluyla
1.4.3.1 Tüketim Harcamaları
Dayanıklı veya dayanıksız tüketim malzemeleri
veya hizmet alımları için yapılan harcamalar bu grupta yer alır.
1.4.3.2 Yatırım Harcamaları
Fabrika
ve tesis kurma , makine techizat alma veya bunların
niteliklerinde iyileştirme yapmak için yapılan harcamalar yatırım
harcamalarıdır.
Dikkat Edilecek Nokta
1.4.4 Devlet Harcamaları
Devlet
mal ve hizmet satın alır ve bu alımlar karşılığında harcamalarda bulunur.
1.4.5 Dış Sektör Harcamaları
(
x-m)
x İhracat m ise ithalat demektir ancak
buradaki anlamı sadece mal ithalatı ve ihracatı değildir.
1.5 Milli Hasıla İle İlgili Daha Detaylı
Kavramlar
Yukarıdaki
anlatımları birleştirdiğimizde
İlk
olarak GSYİH= C+G+I+(X-M) olaak karşımıza çıkar
C(Consupmtion) = Tüketim Harcamaları
G(GovernmenT )= Hükümet Harcamaları
I
(Investment) = Yatırım Harcamaları
X-M(
Export – İmport )= İhracat-
İthalat bir başka deyişler Net Dış
Ticaret
Ekomoninin
Döngüsel Akımını hükümeti ve dış ticareti de ele alacak şekilde genişletirsek
aşağıdaki gibi olur.

GSMH
-
AMORTİSMANLAR
=SAFİ MİLLİ HASILA (PİYASA FİYATLARIYLA
MİLLİ GELİR)
-
DEVLETİN ALDIĞI
DOLAYLI VERGİLER
+
SÜBVANSİYONLAR VE TRANSFERLER
=MİLLİ GELİR
-
SOSYAL GĞVENLİK
KESİNTİLERİ
-
DAĞITILMAMIŞ
ŞİRKET KARLARI
-
KURUMLAR VERGİSİ
=KİŞİSEL GELİR
-
DOLAYSIZ VERGİLER
= HARCANABİLİR GELİR
Y=C+I DOĞUŞU İTİBARİYLE MİLLİ GELİR
Y=C+S KULANIMI İTİBARİYLE MİLLİ GELİR
1.6
GSMH Ölçümü İle İlgili sıkıntılar
-
Reel cari ayrımı
önemli bir problem. Fiyat değişimleri GSMH ölçümlerinde dikkate alınmalıdır
-
Mal kalitesi
yıldan yıla değişmektedir . Kalitenin getirdiği fiyat artışları ölçüme ne kadar
yansıyor.
-
Yeni ve değişen
mallar var. İndekslerin kapsamı içersinde bütün mallar yok. İndeksin içersine
giren mal sepetinin muhtevası(içeriği ) değişebilir zaman içersinde.
-
Yer altı
ekonomisi
-
Verimlilik dikate alınmıyor Milli Gelir ölçümlerinde
1.7 İstihdam Düzeyi (İş
Hacmi)
Bir ülkede
belli bir dönemde, genel olarak 1 yılda, çalışılan basit iş saati toplamıdır.
1.7.1 İstihdam Düzeyi ve
Milli Gelir Arasındaki İlişki
İstihdam düzeyi ile milli gelir arasında doğru
orantılı bir ilişki vardır. Fakat istihdam düzeyindeki değişiklik, reel milli
gelire daima aynı oranda yansımaz. Örneğin tam istihdam düzeyine yaklaşırken,
istihdam düzeyindeki artışlar reel milli gelirde daha düşük oranda artışlara
neden olurlar. Bunun nedeni azalan verimler yasasıdır. Ekonomi bir bilim olarak
genişlerken önce en verimli kaynaklar kullanılır. Fakat genişleme devam ettikçe
daha az verimli kaynaklara da el atılır
1.8 Tam İstihdam
Tam istihdam cari ücret
düzeyinde çalışmak isteyen herkesin iş bulabileceği istihdam düzeyidir.
Bir ülkede her an çeşitli
nedenlerle işlerinden ayrılmış ve başka bir iş arayan ya
da daha ilk defa bir işe girmek üzere harekete geçmiş olan pek çok insan
bulunur. Arızi (frictional) işsizlik denilen bu hali
gerçek işsizlikten ayırmak gerekir.
1.9 Gayri İradi İşsizlik
Cari ücret düzeyinde çalışmaya razı
olduğu halde iş bulamayan insana gayri iradi işsiz denir.
Az gelişmiş ülkelerdeki gizli işsizlik, devrevi bunalımların neden olduğu konjoktrel
işsizlik, mevsimlik işsizlik ve teknolojik işsizlik gayri iradi işsizliğin
nedenleridir.
Buna karşılık İRADİ İŞSİZLİK cari
olandan daha yüksek bir ücret istendiği ya da
varolandan daha iyi koşullar arandığı için iş bulunamaması halidir. Klasik
iktisatçılar gayri iradi işsizliğin var olabileceğini kabul etmemişlerdir.
Bütün işsizlerin ihtiyari (iradi işsizlik) olduğunu öne sürmüşlerdir
1.10
Tam İstihdamın Sağlanamama Nedenleri
Bir ekonomi düzeninin yeterli bir biçimde
işleyip işlemediği cari ücret karşılığı çalışmak isteyen herkese iş sağlayıp
sağlayamaması ile ölçülür.
İstihdam Düzeyi 'nin (İş hacminin) çalışmak isteyen herkese iş
sağlayamayacak kadar düşük olması, başlıca iki biçimde karşımıza çıkar.

Devrevi düşük istihdamın nedeni talep yetersizliğidir.
Değişen ekonomik nedenlerle oluşan bir işsizlik şeklidir. Ekonomik faaliyet
hacmindeki daralmalarla oluşur.
Daha çok az gelişmiş ülkelerde
rastlanılan işsizlik türüdür. Bu gurup ülkelerde, işsizlik ; insanların
tamamıyla işsiz kalmalarından çok az çalışmaları biçiminde dışa vurur. Bu tür
işsizliğe gizli işsizlik denir.
Gizli İşsizlik: Üretim teknolojisi sabit
iken, herhangi bir üretim kolunda çalışmakta olan insanların bir kısmı buradan
alındıklarında üretim hacminde bir azalma olmayacaksa o faaliyet kolunda gizli
işsizlik var demektir.
Gizli işsizliğin nedeni sadece
talep yetersizlikleri değildir. Buna ek olarak sermaye donanımının
yetersizliğini de ekleyebiliriz.
BÖLÜM 2 : Klasik İktisat Teorisi
2
Klasik İktisat Teorisi Giriş ve Temel Varsayımlar
Klasik iktisatçılar, ekonomik düzenin yapısında
daima Tam-İstihdamı sağlayan bir mekanizmanın bulunduğuna inandıkları için
istihdam sorunu ile uğraşmamışlardır. Bu nedenle klasik iktisatçılar
araştırmalarını esas olarak Tam İstihdam düzeyindeki milli gelirin oluşumuna
ve bunun nasıl bölündüğüne yöneltmişlerdir. Otomatik denge mekanizması ekonomik faaliyet
hacminde hiçbir aksama olmayacağını değil fakat bu aksamaların dışarıdan hiçbir
müdahaleye gerek olmaksızın kısa zamanda giderileceğini garanti eder.
Klasiklerin istihdamla doğrudan doğruya ilgili açık bir görüşleri yoktur.
Onlara atfedilen tam istihdam varsayımı, arz talep, faiz haddi ve ücret
düzeyinin belirlenmesi ile ilgili görüş ve düşüncelerinden çıkarılan bir
sonuçtur
·
Piyasalar tam
rekabet koşullarında çalışmaktadır.
·
Fiyat ve Ücretler
esnektir
·
Ekonomi daima tam
istihdam seviyesindedir. Ekonomide geçici bozulmalar olabilir. Bu bozukluklar
fiyatlar ve ücretlerin esnekliği vasıtası ile kendiliğinden düzelir.
Diğer
üretim faktörleri kısa dönemde sabit olduğundan( örneğin sermaye) klasik
iktisat teorisine göre ekonominin daima
tam istihdama kendiliğinden varmasının temeli emek piyasasına dayanır.
|
|
|
Üretim Kendisine Eş Talep
Yaratıyor(Say Yasası) bir başka deyişle talep problemi yok . |
|
1 |
2 |
3 |
·
Emek Piyasası
·
Mal Piyasası (Temelini
Say Yasası Oluşturur )
·
Faiz Teorisi (
Sermaye Piyasası)
·
Para Piyasası (
Miktar Teorisi)
Yukarıdaki
tablo klasik iktisat teorisine göre
ekonominin çalışma mekanizmasıdır. Bu şekilde çalışan bir ekonomi daima tam istihdamda çalışacaktır. Klasik İktisat Teorisine göre ekonomideki 4
piyasa ( emek , mal, para, sermaye)
aşağıdaki gibi çalışmaktadır. Ve bu 4 piyasanın çalışma şekli teorinin
iddia ettiği ekonominin daima tam
istihdam seviyesinde işlediği görüşünü ispatlamaktadır.
2.1 Emek Piyasası
Y=f(L,
)
Y=
Reel Gelir, L= Emek, K=Sermaye , T=
Teknoloji Düzeyi
K
ve T nini üzerindeki “-“ işareti bu girdilerin kısa
dönemde sabit olduklarını ifade etmektedir.Ve yukarıdaki fonksiyon üretim
fonksiyonu olarak adlandırılır.
Kısa
dönemde sermaye ve teknoloji sabit ise ekominin çıktı düzeyi emek girdisi
tarafından belirlenecektir.
Emek
Piyasasında Denge Şartı : Dn =Sn dir
. Yani Emek arzı(Sn) emek talebine (Dn) eşit
olduğunda eme piyasası dengeye gelir.
w kısaltması nominal
ücreti temsil eder. Nominal ücretin fiyatlar genel seviyesine bölümü ise reel
ücrettir . O halde w/p ifadesi de reel ücretin kısaltmasıdır.
ve
ise ![]()
Emek talebi ve arzının emek
piyasasında nasıl belirlendiğini anlamak için analizi biraz daha
derinleştirelim.
Emek Talebi
bu fonksiyon emek
talebinin reel ücrete bağlı olduğunu göstermektedir. Şimdi yapmaya çalıştığımız
ise bu fonksiyonun nasıl belirlendiğini ortaya çıkarmak bir anlamda yukarıdaki
temel iddianın ispatını yapmaya çalışmaktır. Bu ispat aynı zamanda piyasanın
işleyişini göstermektedir.
Mikro ekonomide gerek tam
rekabet piyasası gerekse tekel gibi bir piyasada denge şartı mc=mr olarak ifade edilir. Yani bir malın üretiminin marjinal
maliyetinin (MC=marjinal cost) o malın üretiminin
marjinal gelirine (mr=marjinal revenue)
eşit olduğu noktada piyasada denge sağlanmış olur ve o noktada üretim miktarı
ve fiyat belirlenir.. Klasik Ekonomistler emek talebinin belirlenmesi sürecin
de tam rekabet piyasasındaki denge
şartını sağlayan aynı şartın geçerli olduğunu düşünürler . Yani emeğin marjinal maliyeti onun marjinal
gelirine eşit olduğu noktada emek piyasasındaki emek talebi (yani işveren emek
talebini belirler) belirlenir.
Emek piyasası için marjinal maliyet işverenin çalışana
ödediği ücrettir. Yani her bir ilave işçinin işverene yükü (maliyeti ) o işçiye
önerilen ücrettir. Bu eşitliği matematiksel olarak ifede
edersek O halde MC=W dir.
Marjinal gelir ( yani ilave
bir işçinin toplam hasılada sağladığı artış)
ise o işçinin marjinal fiziki
üretimi(MPP=Marjinal Phsyical Product) ile Üretilen Malın fiyatının(P=Price) çarpına
eşittir.O halde MR= P*MPP dır.
Matematiksel olarak
özetlersek
Emek Piyasasında işverenlerin
emek talebini belirleme şartı
MC=MR ise
MC=W ve MR=MPP*P ise
W=MPP*P dir.
buradan hareketle
MPP=W/P Yani marjinal fiziki
ürün reel ücrete eşittir.
|
Şeklin Açıklaması= Alttaki
şekil istihdam attıkça (N) reel milli gelirin(Y) arttığı ifade etmektedir. Her
bir birim ilave emek girdisinin toplam çıktıda meydana getirdiği değişme
marjinal fiziki ürün olarak (MPP) olarak tanımlanır. Ve üstteki şekil
Marjinal Fiziki Ürünü vermektedir. Tam
istihdam düzeyine yaklaşırken, istihdam düzeyindeki artışlar reel milli gelirde daha
düşük oranda artışlara neden olurlar. Bunun nedeni azalan verimler
yasasıdır. Ekonomi genişlerken önce en
verimli kaynaklar kullanılır. Fakat genişleme devam ettikçe daha az verimli
kaynaklara da el atılır. MPP eğrisinin eğimini negatif olması yani istihdam
düzeyi arttıkça MPP nin azalması işte bu nedenden
kaynaklanır. Diğer önemli bir nokta matematiksel açıdan MPP eğrisinin
, Y eğrinin eğimine eşit olduğudur |
Tüm bu açıklamaların ortaya
çıkardığı önemli sonuç reel ücret
düştükçe emek talebinin artığıdır.
Emek Arzı
Emek Arzı=f(gelir, boş zaman)
Yukarıdaki matematiksel
eşitlik bireylerin emek arzının (esasında burada kastedilen bir dönemde ekonomideki arz edilen toplam çalışma
saatinin) o bireyin gelirine ve sahip olduğu boş saate bağlı olduğudur. Örneğin
günde 12 saat 2 YTL kazanan biri ekstra
bir satlik kazanç için önerilen 100 YTL yi kabul
etmeyebilir .Çünkü o kinin kendisine ayıracağı boş
zamana da ihtiyacı vardır. Özetlersek emek arzımızı var boş saatimiz ve
gelirimizin bileşimleri belirler