Ana Sayfaya dönmek için yukaridaki menunun ikinci maddesini seçebilirsiniz
Avrupa Birliği'nin Kuruluşu ve Türkiye İlişkileri
Bütün Avrupa Toplulukları'nın kuruluş nedenlerini incelediğimizde temelde yatan
sebeplerin aynı olduğunu görürüz. Ekonomik, politik ve sosyal hedefler Avrupa
Toplulukları'nın kuruluş sebeplerinin başında gelir. Ama en etkili sebep İkinci
Dünya Savaşı Sonucu Avrupa insanının özlemini duyduğu barıştır. Çünkü en kanlı
savaşlar tarih boyunca Avrupa'da yaşanmıştır. Ve her savaş bir öncekinden daha
kanlı olmuştur. Zaten konumuz olan Avrupa Ekonomik Topluluk' unu (Şimdiki adıyla
Avrupa Birliği) yaratanlar bu özlemlerini, Roma Antlaşması'nın önsözünde, ilk
ve son cümlelerle, "Avrupa halkları arasında gittikçe sıkılaşan bir birliğin
temellerini kurmak" ve bir "kaynak bütününün kurulmasıyla barış ve
özgürlüğün korunmasını güçlendirmek"kararlılığından söz ederek dile getirmişlerdir.
Avrupada'ki bu bütünleşmelerin öncüsü olarak Winston Churchill'i verebiliriz.
Zurih'te 19 Eylül 1946 yaptığı bir konuşmada, Almanya ve Fransa arasındaki geleneksel
antlaşmazlıkların bir "Birleşik Avrupa Devleti" egemenliğinde çözülmesi
fikrini ortaya atmıştır.
Avrupa ekenomik Totluluğu (AET), 25 Mart 1957'de altı Batı Avrupa ülkesi tarafından
imzalanan Roma Antlaşması ile kurulmuş ve ertesi yıl yürürlüğe girmiştir.Kurucu
altı üye, Batı Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg'dur. 1
Ocak 1973 tarihinde İngiltere, İrlanda ve Danimarka'nın katılmasıyla üye sayısı
dokuza, 1 Ocak 1981'de Yunanistan'ın katılmasıyla da ona çıkmıştır.İspanya ve
Portekiz de 1 Ocak 1986 tarihinden itibaren tam üye olarak topluluğa katılmış
bulunmaktadır.
Avrupa Ekonomik Birliği ticaret, taşıma, enerji, para ve maliye, ücret ve sosyal
güvenlik gibi konularda ortak politikaların uygulanmasını kabul eden ve asıl
amacı bölgede tek bir iktisadi sistem yaratmak olan bir birleşmedir.
AET kurucularından Maurice Schuman ve Jean Monnet gibi fikir adamlarının kafalarındaki
temel düşünce, Avrupa'nın siyasal bütünleşmesini sağlamak ve (örneğin ABD ye
bezer şekilde ) bir Avrupa Birleşik Devletleri kurmaktı. Ekonomik birleşme ise
bu amacı gerçekleştirmede bir araçtır.
AET birden ortaya çıkmış bir haraket değildir. Aksine oldukça uzun bir geçmişi
vardır ve AET'ye çeşitli kuruluşlar öncülük etmiştir.
Bunlardan birisi Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü (OEEC) dir.Bu örgüt Marshall
yardımlarını dağıtmak, Avrupa'nın onarım planlarını koordine etmek ve avrupalılar
arası ticareti serbestleştirmek gibi amaçlar için kurulmuştu.
Fakat AET'ye dolaysız biçimde öncülük eden kuruluş 1951'de kurulan Avrupa Kömür
ve Çelik Birliği (CECA) olmuştur. Kömür ve Çelik Birliği, odönemin iki önemli
sanayi hammaddesi olan kömür ve çelik konusunda altı kurucu üye tarafından yapılan
bir <kartel> antlaşması idi.
Diğer bir öncü kuruluş da yine aynı altı kurucu üyenin 1956 yılında oluşturdukları
EURATOM yani Avrupa atom Topluluğu'dur. Bu kuruluşun amacı, İkinci Dünya Savaşı'nın
korkunç yıkıcı gücü olan atom enerjisinin sanayide kullanılması idi.
Bu öncü kuruluşlardan sonra AET Roma Antlaşması ile resmen oluşmuştur.AET'yi
kuran Roma Antlaşması ikiyüzden fazla madde ile bir takım ek ve protokollerden
oluşur. Anlaşmada, öncelikle kurucu üyeler arasında bir gümrük birliğinin kurulması
öngörülür. Bunun için üyeler, kendi aralarındaki ticarette gümrük tarife ve
miktar kısıtlamalarını kaldırarak dış ticareti serbestleştirecekler ve üçüncü
ülkelere karşı ortak bir tarife uygulayacaklardır.
Fakat birliğin kapsamı bu kadar dar değildir. Üyeler , anlaşmada belirtilen
süreler içinde ulusal ekonomi politikalarının çeşiyli yönlerini birbirleri ile
uyumlaştıracaklardır.Bunu da sağlamak için ulusal politikalar arasındaki farklılıkları
giderip ortak politikalar benimsemek gerekmektedir.
Avrupa Birliği İlkeleri:
1. Avrupa ülkelerini bölen anlaşmazlıkları ve engelleri ortadan kaldırmak, omların
ekonomik ve sosyal gelişmesini, ortak bir eylem ile güvence altına almak
2. Yaşam ve iş koşullarını sürekli olarak iyileştirmek
3. Danışmalı bir eylemle, gelişme içinde düzenliliği mal değişimlerinde dengeyi
ve rekabette dürüstlüğü güvence altına almak.
4. Uluslararsı alışverişe konulmuş olan kısıtlamaları giderek kaldırmayı amaçlayan
bir ortak ticaret politikası uygulamak.
5. Oluşturalacak kaynaklar bütünüyle , barış ve özgürlüğün korunmasını güçlendirmek.
6. İdealleri paylaşan diğer Avrupa milletlerini, kendi çabalarına katılmaya
çağırmak.
Avrupa Eknomik Topluluğu'nu Kuran <Altılılar> geleneksel olarak Türkiye'nin
sıkı ekonomik ve siyasal ilşki içnde bulunduğu ülkelerdir.Batı'ya yönelme politikalarının
sonucunda Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sonlarından itibaren hemen hemen tüm
batılı kurumlar içinde yer almaktaydı.Bu nedenle AET'nin kuruluşu ile ilgilenmemesi
beklenemezdi.
Nitekim Roma Antlaşması'nın imzalanmasından hemen sonra (Yunanistan'ı izleyerek),
Temmuz 1959 da , bir ortaklık antlaşmasını imzalamak için başvuruda bulunmuştur.
Dört yıl süren görüşmeler 12 Eylül 1963'de Ankara Anlaşmasını'nın imzalanması
ile sonuçlanmıştır. Ankara Anlaşması, Türkiye ile AET arasında ortak üyelik
statüsü kurmuş ve 1 Aralık 1964 Tarihi'nde yürürlüğe girmiştir.Ankara Anlaşması
ana ilkeleri ve ideolojik temelleri bakımından Roma Anlaşmasını örnek alır.Birçok
maddesi Roma Anlaşması'ndan aynen alınmış veya ona atıfta bulunmakla yetinilmiştir.
Ankara Anlaşması Türkiye ile Avrupa Birliği arasında, aşamalı olarak bir gümrük
birliğinin kurulması öngörülmüştür.Anlaşmanın nihai amacının ise, Batı Avrupa
ile bir ekonomik ve siyasal bütünleşme olduğu söylenebilir.
Türk ekonomisinin durumu, topluluğa derhal girmeye uygun olmadığı için Ankara
Anlaşması'nda Türkiye ile AET arasında gümrük birliğinin aşamalı bir şekilde
gerçekleştirilmesi öngörülür. Bu aşamalar şunlardır:
1) HAZIRLIK DÖNEMİ:
Bu dönem Türk ekonomisini güçlendirmek amacına yöneliktir. Bunun için de AET'nin
tek yanlı bazı tarife ödünleri vermesi ve mali yardımlarda bulunması öngörülüyordu.
2) GEÇİŞ DÖNEMİ:
Hazırlık döneminin beş yıl sürmesi ön görülmüştü, fakat gerektiğinde bu süre
oniki yıla kadar uzatılabilecekti.Türkiye hazırlık dönemini uzatmak yoluna gitmeyip
süre dolduğunda ikinci aşamayı oluşturan geçiş dönemine girmek için toplulukla
görüşmelere başladı. Bu görüşmeler 23 Kasım 1970 Tarihi'nde Katma Protokol'ün
imzalanmasıyla sonuçlanmıştır.
Geçiş döneminin başlıca amacı, Türkiye ile AET arasında sanayi malları üzerinde
gümrük birliğini gerçekleştirmektir.Bunun için de söz konusu malların gümrük
resim ve harçlarının sıfıra inmesi, gümrük dışındaki miktar kısıtlamalarının
kaldırılması ve ortak dış tarifenin uygulanması gerekmektedir.
3) SON DÖNEM:
Ankara Anlaşması'nda geçiş döneminin tamamlanmasından sonra son dönem başlayacaktır.Geçiş
döneminde sanayi malları alanında gümrük birliği gerçekleştirilmiş olduğundan
son dönemde tarım ürünlerinde de serbest dolaşımın sağlanması, Türkiye'nin genel
ekonomi politikasının toplulukla uyumlaştırılması gibi gelişmeler öngörülür.
KAYNAKÇA:
Prof .Dr. Halil, Seyidoğlu. Uluslararsı İktisat. Turhan Kitapevi
Teyfik, Saraçoğlu. Avrupa Ekonomik Topluluğu. İktisadi Kalkınma Vakfı Yayınları
Prof. Dr. Gülten, Kazgan. Yeni Ekonomik Düzende Türkiye'nin Yeri. Altın Kitapları
Yayınevi
BURAK BABACAN
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ
İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAK
990404052